Türkiyede öğretmenliğin zorlukları

Türk eğitim sistemi başlı başına sorunlarla dolu, en basitinden en kompleksine kadar bu eğitimin başlangıcı ilkokulda da böyle lisansınızı aldığınız üniversitelerde de böyle. Herkes kendini kurtarma peşinde bir şekilde. 3 Sebepten dolayı öğretmen olur ülkemizde insanlar 1. Haziran , 2.Temmuz, 3. Ağustos yüzünden. Bu 3 altın maddeyi kaldırsalar kimse öğretmen olmak istemez belkide. Öğretmenliğin, eğitmenliğin aslında bir mühendislikten, mimarlıktan ne kadar da güç bir meslek olduğunu anlayamaz kimse. O 3 madde yüzünden öğretmen olur insanlar. Bizim ülkemizde insanlar her zaman az kazanan, zor geçinen, çok bilen fakat alanı dar olan, kısıtlanmış, emeklerinin karşılığını alamayan insanları çok sever. Ünlü aktörlerimiz, sanatçılarımız, yazarlarımız, zanaatkarlarımız, çiftçilerimiz ve öğretmenlerimiz… Her zaman işini gerektiği gibi yapan insanlar gerektiği yerlerde değillerdir bizim ülkemizde. onlar çok sevilir, “öğretmenlik kutsaldır” mesela herkesin gözünde. Fakat yalnızca öğretmenler gününde alınan ufak bir hediye ile hatırlarız hep öğretmenleri veya tüm işini doğru yapanlar gibi ölünce okulların isimlerini değiştiririz hayattan göçtükten sonra onları kıymete bindiririz.
Olması gerekenler olması yerlerde değil demiştim az önce bunu şöyle açıklayabilirim kendimce. Fen-Edebiyat veya Eğitim Fakültelerinden mezun olan öğretmenler (bu iki grubu bile karşı karşıya getirenler var) önce 1-2 yıl o tecrübesizlik ve toylukla doğuya veya illerin en ucra köşelerine yollanırlar tecrübe kazansın diye. En kötü şartlara dayanmalarını isterler, okula gelemeyen, gelse bile kişisel, ailesel v.s. gibi sıkıntılarından dolayı dersi dinleyemeyen veya asi, sorunlu çağlarına gelmiş öğrenci gruplarını yeni öğretmenlere verirler. Bunlar doğuya veya büyükşehirlerin dışına çıkmışlar daha büyük tehlike şehir içlerinde ilk yıllarını geçirenlerdir. bunlar ünlü liselerin, okulların sonuncu sınıflarına verilirler daima. örneğin daha yeni mezun olmuş bir öğretmen bir okula atanır ve buradaki yılların deneyimine sahip öğretmenler lise 3 veya 4 leri almak istemezler hiçbir zaman, onlar hep yeni öğretmenlere verilir daimi olarak. öğretmeni dinlemeyen, kendine rakip görmüş öğrencilerle uğraştırıp dururlar hep o toy öğretmenleri oysa bizim yılların tecrübesini almış öğretmenlerimiz hep arka plandadır. 1. sınıfları isterler onlar, daha okula yeni gelmiş, gözü açılmamış, laf söz dinleyen öğrenci gruplarını. bu çok büyük çarpıklık sonucunda ilk yılında öğretmenlikten istifa eden, 4-5 yıl boyunca lisans eğitimini aldığı mesleği yerine getiremeyen grupların oluşumuna sebep olur.
Bu sözünü ettiğim kısacık durumu değiştirmeye kimsenin niyeti yok vede bu sistem böyle devam ettikçe, bir toplumu yetiştiren şekillendiren kişiler bu kadar ezildikçe ve bu çarpık sistemin içinde çalıştırıldıkça yeni parlak aydınlık ÖZGÜR bir gelecek bizi kesinlikle beklemiyor olacak ve başkaları tarafından yönetilen adaletimizle bu çarpıklık devam edecektir.